Doğum Sonrası Anne-Bebek Bağlılığı

Anne-bebek arasındaki bağlılık, çocuğun doğumundan hemen ilk günlerinde başlayan ve giderek artan karşılıklı sevgi ile gelişen bir bağdır. Aslında bu sıkı ilişkinin temeli doğum öncesi dönemde atıldığı dikkati çekmektedir. 
Anne gebelik süresince annenin yaşadığı stres ve sosyal eksiklikler gibi olumsuzluklar bu dönemde bebeğine bağlanmada zorlanmalara sebep olabilir. Bu da doğum sonu dönemde sağlıklı anne-bebek ilişkisinin gelişmesini etkileyebilir. 
Bazı anneler ise doğumdan birkaç hafta sonrasına kadar bebekleriyle yakın bir bağ oluşmasında başarısız kalabilmektedirler. 
Annelik doğuştan gelen, içgüdüsel bir yeteneğin yanında zaman içerisinde öğrenilen, kazanılan ve geliştirilen bir özelliği kapsamaktadır. Anne ve bebeğin birbirlerine bağlılık geliştirmesinde, ikisi arasında karşılıklı olarak etkileşmenin olması gerekir. Anne-bebek arasında güvenli bir bağlılık duygusunun gelişmesi çocukta temel güven duygusunun, karakterinin ve ilerideki başarılarının temelini oluşturmaktadır. 
Bebekten gelen ipuçlarına duyarlı olan ve bebeğinin ihtiyaçlarını zamanında ve uygun şekilde karşılayan anne, bebeği arasındaki ilişkinin güvenli ve sağlıklı gelişmesine zemin hazırlar. Bebeklerine tepki vermeyen ya da uygun olmayan tepkiler veren anneler, bebeklerinin direnç göstermesine, anneye karşı öfkeli olmasına ve anneden uzaklaşmasına neden olur. Güvenli bağlılık ilişkisi geliştiren bebekler sonraki yaşlarında daha uyumlu, daha sosyal ve daha başarılı olmaktadırlar. 
Anne-bebek bağlılığının gelişmesiyle birlikte dört aşamalı olan annelik rol’ünün kazanılması süreci başlamaktadır. 

Annelik rolünün başladığı sürecin aşamaları: 
• Beklenti aşaması: Doğumdan önce oluşmakta ve anne adayları bir çok kaynaktan annelik rolü hakkında bir şeyler öğrenmeye gayret göstermektedir. Anne adayları gerçekçi bilgilere gereksinim duyar ve diğer annelerle görüşmelerinden istifade ederler. 
• Resmi (formal) annelik rolü kazanma aşaması: Anneler bebeklerinin sorumluluğunu doğumla birlikte üstlenmek zorunda kalırlar. Bu dönemde bebek bakımı konusunda anneler bir şeyler öğrenmeye ve beceri kazanmaya çalışırlar. Kendilerinin bebek bakımında ustalık kazandıkları konusunda desteklenmeye, uzman kişilerin bebek bakımını somut olarak göstermesine ve bu konuda önerilerin alınmasına ihtiyaç duyarlar. Anneler bir kez bebeklerinin temel ihtiyaçlarını karşılayabildiklerine güvenirlerse, artık bir sonraki aşamaya geçerler. 
• Resmi olmayan (İnformal) annelik rolü kazanma aşaması: Anneler, akranları ile etkileşim içerisindedirler. Bir önceki aşamada araştırıp buldukları katı kural ve yönlendirmeleri kendilerine göre değiştirmeye başlarlar. 
• Bireysel aşama: Annelik özelliklerini geliştirmek için etraftan gördükleri davranış şekillerini kendilerine uygun hale getirmeye çalışırlar. 
Annelik rolünün kazanılması doğumu takiben 3-10 ay arasında gerçekleşir.

Anne-bebek yakınlaşmasının gelişmesindeki en etkili davranış modelleri; 
dokunma ilişkisi, göz göze ilişki ve annenin bakım aktivitelerine katılmasıdır. 

Dokunma ilişkisi; bebeğin en gelişmiş duyusu, dokunma duyusu olduğu için dokunmak önemlidir. Anneler, önce parmak uçları ile yenidoğan bebeklerinin kol ve bacaklarına dokunur. Bebekten olumlu tepki aldıkça ilişkiyi ilerletip tüm eli ile, önce bebeğin kol-bacaklarını, sonra vücudunu okşamaya başlar. Bu alışma devresini kucaklama davranışı izler. Artık bebeğini rahatça kucakladıktan sonra, tüm vücudu ile bebeği hissetmek istediğinde ona sarılır. 

Göz-göze ilişki; doğum sonu dönemde anne-bebek yakınlaşmasını geliştirir. Yüz-yüze pozisyonda anne ve bebeğin göz-göze bakışması, annelerin bebeklerinin sorumluluğunu almasını artırır. 

Bebeğin bakımı; anne-bebek yakınlaşmasına ve annelik rolünün gelişmesine en fazla katkıda bulunan etkenlerden birisidir. Annelerin bebek bakım becerilerinde ustalaşması, kendilerine güvenlerini arttırdığı gibi bebeğiyle gelişen ilişki sayesinde zamanla daha fazla yakınlaşma sağlanır.

Facebook Yorumları

En Çok Okunanlar