Gebeliğin 6-9 Ayları Arasında Sık Görülen Rahatsızlıklar

Sırt Ağrısı: 

Gebelerin en yaygın şikayetlerinden birisi de sırt ağrılarıdır. Gebelikte karın kaslarının zayıf olması, bebeğe bağlı olarak büyüyen ve ağırlaşan rahmin sırt kaslarına fazla yük vermesi ile bel bölgesinin içeri doğru bükülmesi sonucu vücudun ağırlık merkezinin değişmesi neticesinde sırt ve bel ağrıları meydana gelmektedir. Ayrıca fazla kilo alma, yorgunluk, yüksek topuklu ayakkabı giyilmesi ve pozisyon bozuklukları etken olarak gösterilebilir. Ağrı, sırtın alt veya üst bölgelerinde hatta sırtın her tarafını kaplayacak şekilde yaygın olabilir. 

Alınması Gereken Önlemler: 
Düzenli ve usulüne uygun olarak yapılan egzersizler, bel ve sırt ağrılarını giderme ve rahatlatmada oldukça faydalıdır. Günlük aktivitelerde hatta yatarken bile duruş şekline ve vücut hareketlerine dikkat edilmesi gerekir. Sırt üstü yatarken birden bire doğrulmamalı, önce bir tarafa yan dönerek oturma pozisyonuna geçilmeli, daha sonra ayağa kalkılmalıdır. Birden ayağa kalkmak sırt, bel ve karın kaslarını aniden gereceğinden ve ağrıya neden olur. 
Gebelikte vücudun doğru olarak duruşunun sağlanması, kamburlaşma ile ortaya çıkan sırt ve bel ağrılarının önlenmesine de yardımcı olur. Eğilirken veya bir şeyi almak için uzanırken diz bükülerek eğilme tercih etmelidir. Yumuşak, ortopedik ve destekleyici tabanı yüksek olmayan ayakkabılar sırt ağrısını azaltmada ve önlemede çok faydalı olmaktadır. Aşırı gerilmeden kaçınmak, sık sık yan yatar pozisyonda dinlenmek (özellikle sol yan tercih edilmeli), uyku, rahatsız bölgeye sıcak uygulanması, yan yatar ve oturur pozisyonda bel boşluğunun küçük yastıklarla desteklenmesi faydalı yöntemlerdir. Ayrıca sırt ve bel bölgesine masaj uygulanması kadının kendisini iyi hissetmesine ve kaslarının gevşemesine neden olacaktır. Sırt ve bel ağrısı kramp şeklinde şiddetli ise, kas iskelet sistemine yönelik hastalıklar ya da erken doğum tehdidi yönünden hekime başvurulması gerekir. Bacaklarda görülen kramp şeklinde şiddetli ağrılar, özellikle gebeliğin son üç ayında (3 ncü trimesterde), bacağın arka kısmında bulunan adelenin ani ve ağrılı bir şekilde kasılması sonucu ortaya çıkar. Daha çok gece uyku sırasında ya da sabah gezinirken ani bir gerilme ağrısı ve parmaklarda çekilme ile hissedilir. 

Kramplar; 
Kandaki kalsiyumun azalması, rahmin ve bebeğin damarlara baskı yapması, dolaşımın bozulması ve kas yorgunluğu gibi nedenlerle oluşmaktadır. 

Alınması Gereken Önlemler: 
Kramp nedeniyle kasılan adelenin ters yöne gerilmesiyle veya dışarıdan ağrılı uyaranlar verilmesi iğne batırılması gibi uygulamalarla giderilebilir. Kasın gerilmesi, etkilenen bacağın parmak uçlarından bacağın ön tarafına doğru bastırılması ve dizin uzatılarak gerilmesiyle yapılır. Uyurken bacağın yükseltilmesi, örtülerin azaltılması ve düzenli egzersiz yapılması krampları önleyebilir, gelme aralığını ve şiddetini azaltabilir. Devam eden kramplarda kan kalsiyumu yönünden değerlendirilmeli, tedbir olarak ve günde dört porsiyon kalsiyum içeren yiyecek ve içeceklere yer verilmelidir. Ayrıca hekime danışılarak etkene yönelik tedavi yapılması bu arada kalsiyum tabletlerinin alınması faydalı olabilir. Gebelikte doğru vücut mekaniklerinin kullanılması, sırt ağrılarını önlemede yardımcıdır. 
Bir şeyi alırken ya da kaldırırken beli bükmek yerine, iyice yaklaşıp diz çökerek alınmalıdır, 
Sırtüstü yatar pozisyondan kalkarken önce bir tarafa dönüp, dirsekten güç alarak kalkılmalıdır, 

Mide Yanması: 
Mide yanması, gebelik sırasındaki hazımsızlıkların en fazla görüleni olarak bilinir. Bazı gebeler, daha çok sırtüstü yatar pozisyonda iken aniden ağız ve boğazlarının mide asidi tarafından yakıldığını hissedebilirler. 
Yanma; gebelik sırasında hormonal etkenlere bağlı olarak mide asit seviyesindeki artış, mide-bağırsak sistemi düz kaslarındaki gevşemeye bağlı yemek borusunun mide ile birleştiği yerdeki açının düzleşmesi, mide ve bağırsak hareketlerinin azalması, rahmin büyümesi nedeniyle mide ve on iki parmak bağırsağının yer değiştirmesi, midenin boşalmasının gecikmesi ve midedeki asit . sıvıların yemek borusuna doğru gelmesi nedeniyle oluşmaktadır. Bu durum yemeğin, yemek borusuna ve ağza geri gelmesi, geğirme ya da ağızda acı bir tat oluşması şeklinde kendini göstermektedir. 

Alınması Gereken Önlemler: 
Mide yanmasını önlemek için az ve sık yemek yemeli, yatmadan hemen önce yemek yenmemesine özellikle dikkat edilmelidir. Fazla yağlı, baharatlı ve kızarmış yiyeceklerden, kolalı içeceklerden, kahve, çay ve sigaradan uzak durulması gerekir. Süt içilmesi, sakız çiğnenmesi ile oluşan tükürüğün yutulması ve yemeklerden sonra yarı oturur pozisyonda durulması faydalı olabilir. Artarak devam eden şikâyetlerde doktor tavsiyesine göre mide ilaçlarının kullanılması gerekebilir. 

Nefes Darlığı (Dispne): 
Bir çok kadın gebelikleri sırasında nefes darlığından şikâyet ederler. Bunun nedeni; büyüyen rahmin karın içindeki organları sıkıştırarak diyaframı göğüse doğru iterek göğüs boşluğuna basınç yapması ve akciğer kapasitesinin daraltılması ile hava açlığının oluşturmasın ileri gelmektedir. Nefes darlığı, sırt üstü yatınca daha da artmakta, bu duruma bazen tansiyon düşüklüğü de eşlik etmektedir. 

Alınması Gereken Önlemler: 
Nefes darlığı, yarı oturur pozisyonun alınmasıyla düzelebilir. Fazla zorlamadan kolların yanlara doğru açılması ve yukarı doğru uzatılması gibi hareketlerin yapılması, göğüs boşluğunu genişleteceğinden faydalı olabilir. Aşırı gerilmeden ve fazla zorlayıcı hareketlerden kaçınılması, egzersizden sonra mutlaka istirahat edilmesi gerekir. Yatarken nefes darlığı meydana geliyorsa, ilave yastık ile yarı oturur ya da yan pozisyon alınabilir. Bu pozisyonlar akciğerlerin daha rahat fonksiyon görmesi sağlanabilir. Sigara bebeğin gelişimini engelleyeceği gibi solunum sıkıntısına da neden olacağından kesinlikle içilmemelidir. Alınan tüm önlemlere rağmen şikâyetlerde giderek artma varsa hadisenin altında; kansızlık, akciğer yetmezliği, verem, astım ve diğer sistemik hastalıkların olabileceği düşünülerek doktora müracaat edilmesi gerekir. 

Uykusuzluk: 
Uykusuzluk gebelerin son üç ayda çok sık yaşadıkları bir sorundur. Birçok nedeni olmakla birlikte, daha ziyade büyüyen rahim nedeniyle uygun bir pozisyon alınamamasından kaynaklanmaktadır. Bebeğin hareketleri, sık idrara çıkma hazımsızlık, mide yanması, bacak krampları, nefes darlığı, kuruntu ve endişeler uykusuzluğa yol açabilecek diğer nedenler arasında sayılabilir. 

Alınması Gereken Önlemler: 
İlave malzemelerle rahat bir pozisyonun oluşturulması ile genelde iyi bir uyku düzeni sağlanabilir. Başı yükseltmek için ek yastık kullanılması solunum sıkıntısının ve hava açlığının azalmasına, mide yanmasının engellenmesine yardımcı olabilir. Ayrıca yan yatar pozisyonda bacakların arasına yastık konması da uyku rahatlığını sağlayabilir. Temiz hava için cereyanda kalmamak şartıyla ferahlık sağlamak maksadıyla cam açılabilir. Sırt masajı ya da gevşeme teknikleri uygulanabilir. Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden kaçınma ve yatmadan önce sıvı aliminin azaltılması gibi tedbirler uykusuzluğu önler. Yatmadan hemen önce sıcak süt ve sıcak duş rahat bir uyku sağlayabilir. Günlük egzersizler; gerginlik yorgunluk, kuruntu ve endişenin giderilmesi için faydalı olan yöntemlerdir uykusuzluğun sürekli hale gelmesi durumunda doktora müracaat edilmeli, doktor tarafından önerilmeden bebeğe zararlı olacağı düşünülerek kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır. 

Dişlerde ve Diş Etlerinde Hassasiyet: 
Gebelikte hormonal değişikliklerin etkisiyle bağ dokularının gevşemesi, damarlaşmada ve dokulardaki hücresel artış nedeniyle diş etlerinde kalınlaşma, kabalaşma, şişlik, kızarıklık ve hassasiyet meydana gelir. Fırçalamayla, kendiliğinden veya hafif dokunmayla diş etlerinde kanamalar oluşabilir. Diş etlerinde görülen bu rahatsızlıklara paralel olarak diş çürükleri, dişlerde sallanmalar ve diş ağrıları görülebilir. Gebeliğin tek başına diş hastalıklarına sebebiyet verdiği hakkında bilimsel herhangi bir kanıt mevcut değildir. 

Alınması Gereken Önlemler: 
Ağız bakımına dikkat edilmeli, dişler yumuşak fırçayla fırçalanmalı ve gargara sıvılarla ağız çalkalanmalıdır. Yüksek proteinli, kalsiyumdan zengin diyet (süt, yoğurt, peynir vs.), vitamin takviyesi, meyve ve sebzelerden zengin dengeli beslenmeye önem verilmelidir. Ayrıca diş hekimi tarafından düzenli kontrollerin yapılması ve yapılan tavsiyelere hastaların harfiyen uymaları gerekir. 

Vücutta Şişlikler (ödem): 
Birçok kadın gebelikleri boyunca ve özellikle son üç ayda bacaklarda ve vücudunun diğer bölgelerinde meydana gelen şişliklerden şikayetçi olmaktadırlar. Bacakların kaval kemiği üzerine parmakla bastırılınca sadece parmağın uç kısmının yüzeysel bir iz bırakması normal bir şişlik olarak kabul edilir. Ancak göz kapaklarında, yüzde ve ellerde meydana gelen yaygın ve derin iz bırakan şişlikler normal kabul edilemez. Gebe kadınlar vücudunda şişlik olduğunu yüzüklerinin ve ayakkabılarının daha dar olduğunu hissettiklerinde fark ederler. Şişlikler; daha ziyade vücutta su-tuz dengesinin bozulmasına bağlı olarak su tutulumunun artışından ileri gelmektedir. Tansiyon yüksekliği, şişmanlık, karaciğer ve böbrek yetmezliği, derin ve büyük damarların yetmezlikle birlikte olan varisleri, uzun süre ayakta durmak veya hareketsiz kalmak, ortamın fazla sıcak olması, fazla tuzlu yemek ve beslenme yetersizliğinden ileri gelebilir. 

Alınması Gereken Önlemler: 
Dinlenirken sol yana yatar pozisyon alınması, destekleyici varis çoraplarının giyilmesi, otururken bacakların yükseltilmesi, düzenli egzersiz yapılması kan dolaşımının rahatlatılması ile şişlikler giderilebilir. Beslenmede tuz, yağ ve unlu gıdaların (karbonhidratların) aliminin kısıtlanması, protein alımının arttıracak şekilde düzenlemenin yapılması, idrar çıkışını artırılması ve bunun için günde 6-8 bardak sıvı alınması gerekir. Hekim tavsiyesi olmadıkça idrar söktürücü ilaçlar kullanılmamalıdır. Eğer şişlik yaygınlaşır ve tabloya yüksek tansiyon da eklenirse, zaman kaybetmeden mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Facebook Yorumları

En Çok Okunanlar