Bebeğin Doğumu

Doğum eylemi, görülen değişikliklere bağlı olarak dört döneme ayrılır. 

İlk Dönem: Kadının ağrı çektiği dönemdir. Ağrıların şiddetine göre erken faz, şiddetli faz ve bebek doğumuna geçiş fazı olmak üzere üç faz altında incelenebilir. 

İkinci Dönem: Bebeğin doğduğu dönemdir. 

Üçüncü Dönem: Bebeğin eşinin (plesenta) doğduğu dönemdir. 

Dördüncü Dönem (Erken İyileşme Dönemi): Lohusalık döneminin ilk 1-2 saatlik dönemidir. 

Erken Faz veya Bekleme Fazı : Doğumun en uzun dönemidir. İlk dönemin erken fazında düzenli kasılmalar (kontraksiyonlar) başlamış, rahim ağzının incelmesi tamamlanmış (%100), açıklık ise 2-3 santimetreye ulaşmıştır. Hiç doğum yapmamış annelerde bu dönem 8-9 saat sürebilir, bu sürenin 20 saati geçmemesi gerekir. Daha önce doğum yapanlarda ise bu süre yaklaşık 5-6 saat sürer ve 14 saati geçmemesi gerekir. 
Bu aşamada kasılmalar 5-20 dakika aralıklarla gelir ve 1 dakika kadar sürer. Kasılmalar hafif veya güçlü, düzenli veya düzensiz olabilir ve giderek sıklaşır. 

Bu Dönemde Neler Hissedilebilir, Neler Dikkati Çekebilir? 
Bu aşamada en sık ortaya çıkan belirtiler; sürekli veya kasılmalarla birlikte olan bel ağrısı, adet zamanındakine benzer kasılmalar, kramplar, hazımsızlık, ishal, karında sıcaklık hissi, kanlı nişane, geçiş fazında yorgunluk, konuşulanları anlamada güçlük, terleme, kasılmalar sırasında öfke yaşama, rektum üzerinde hissedilen baskı olabilir. 
Bunların tümü veya yalnızca bir ya da ikisi yaşanabilir. Kasılmalar başlamadan önce amnion kesesi yırtılmış olabilir ancak büyük olasılıkla ağrı çekme döneminde yırtılacaktır. Duygusal olarak heyecan, beklenti, belirsizlik, kaygı, korku hissedilebilir. Bunlar hissedilince evde yalnız kalınmamalıdır. 
Gebenin suyu gelmişse veya ağrılar 10 dakikadan daha az sürede bir geliyorsa önceden doğum yapmak için belirlenmiş hastahaneye gelinmesi gerekir. 

Siz Neler Yapabilirsiniz? 
• Gevşeyin, 
• Keseniz açılırsa, amnion sıvısı çamursu veya yeşilimsi ise, parlak kırmızı, kanamanız varsa ya da bebek hareketlerini hissetmiyorsanız hemen bir sağlık kuruluşuna başvurun. 
• Uyumaya çalışın. Şu an dinlenmeniz önemlidir çünkü büyük olasılıkla daha sonra dinlenme fırsatı bulamayacaksınız. Eğer uyuyamıyorsanız evin içinde dikkatinizi dağıtacak basit işler yapmaya çalışın. 
• Rahat edin. Ilık bir banyo yapın (su keseniz yırtılmamışsa) veya duş alın. Fakat banyo yaparken kayıp düşmemek için önleminizi alın, bayılmalara karşı mutlaka yanınızda birisi olsun. Beliniz ağrıyorsa eşinize, bir yakınınıza masaj yaptırabilir ya da sıcak su torbası uygulayabilirsiniz. 
• Açsanız hafif, hazmı kolay bir şeyler atıştırabilirsiniz. Et, süt ürünleri ve yağlı yemekler gibi ağır ve hazmı zor şeylerden kaçının. 
• Kasılmalarınızı sayın. • Sık sık tuvalete çıkın, böylece dolu mesane bebeğin yolunda engel oluşturmaz. 
• Sancılarınızı karşılamanızı sağlayacak duruşların her birini ayrı ayrı deneyin, çünkü değişik zamanlarda ve duruşlarda daha rahat edebilirsiniz. 
• Kendinizi meşgul edecek bir şeyler bulun. Evin içinde yürüyüş yapın, televizyon seyredin, eşinize haber verin ancak henüz telaşlanacak bir durum yok. 

Refakatçiniz (Eşiniz veya anneniz, kardeşiniz vb.) Neler Yapabilir? 
• Sakinleştirici bir etki yapın. Sancılar sırasında onun yanında olun, rahatlatmaya çalışın. Sizin en önemli işleviniz anne adayını gevşemiş halde tutmaktır. Bunu yapmanın en iyi yolu kendinizin gevşemesi ve bunu dışarıya da yansıtmanızdır. Kaygınız yalnızca sözcüklerle değil, temas yoluyla da istemeden ona geçebilir. Birlikte bazı gevşeme alıştırmaları yapmak veya onu yumuşatmak, telaşsız bir masaj yapmak her ikinize de iyi gelebilir. 
• Kasılmaları sayın. Düzenli olarak saat tutun ve kaydedin. Kasılmalar arasındaki süre, bir kasılmanın başlangıcından diğerinin başlangıcına dek geçen süredir. Aralıklar 10 dakikadan daha kısaysa daha sık sayın. 
• Mizah duygunuzu kaybetmeyin, ona da kaybettirmeyin. Eğlenirken zaman daha çabuk geçer. 
• Anne adayının dikkatini dağıtmasına yardımcı olun. Her ikinizin de aklını sancılardan uzaklaştıracak eylemler önerin; yüksek sesle okumak, tavla veya kart oynamak, gerilim yaratmayan televizyon programları seyretmek, kısa yürüyüşe çıkmak gibi. 
• Rahatlık, güvence ve destek sunun. Tüm bunlara ihtiyacı olacaktır. 
• Kendi gücünüzü koruyun, böylece onunkini de pekiştirebilirsiniz. 

Hastahane Personeli Ne Yapacak ? 
• Sakin, rahat, destekleyici bir ortam yaratır, sorularınıza ve kaygılarınıza yanıt verir, endişelerinizi gidermeye çalışır. 
• Bebeğinizin karnınızda hangi pozisyonda durduğunu anlamak için karından muayene yapar, gerekirse ultrasaundla bakar. 
• Bebeğin durumunu fetoskop (dinleme aleti) veya elektronik monitörle izler, 
• Nabzınızı ve kan basıncınızı takip eder, 
• Kasık bölgesinin temizliğini yapar, doğum için hijyenik bir ortam hazırlar. 
• Rahminizin kasılmasını uyarmak, doğum sırasında kasık bölgesinin kirlenmesini önlemek, doğum kanalını genişletmek ve doğumun rahat bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak maksadıyla lavman yaparak bağırsakların boşalt sağlar. 

Aktif Faz: 
Bu fazda 2-3 dakikada bir gelen, 50-60 saniye süren orta şiddette kasılmalar vardır. Rahim ağzındaki açıklık 7 cm ye ulaşmıştır. Bu dönem ortalama 1-3 saat devam eder. 

Bu Dönemde Neler Hissedilebilir, Neler Dikkati Çekebilir? 
Bu aşamada en sık görülen belirtiler kasılmaların giderek daha fazla rahatsızlık vermesi (artık yürüyemez hale gelinebilir), artan bel ağrısı, bacaklarda rahatsızlık hissi ve yorgunluktur. Bütün bunların hepsi yaşanabileceği gibi, sadece bir-iki belirti de yaşanabilir. Kese daha önce açılmadıysa şimdi açılabilir. Kese bu dönemin sonuna kadar kendiliğinden açılmadıysa hekim tarafından açılır. Bu işleme amniotomi denir. Bu dönemde ağrılar sık olduğundan, anne adayı kendine olan güvenini kaybedebilir, ağrılar hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. Ancak diğer taraftan da sonuca yaklaştığı için heyecanlı ve duygusal olabilir. Doğum ağrılarının diğer ağrılardan farkı, mutluluk veren bir olayla sonuçlanması ve ne zaman biteceğinin bilinmesidir. Bu düşünceye sahip olmak annenin ağrılara dayanma gücünü artırabilir. 

Siz Neler Yapabilirsiniz? 
• Doktorunuz izin veriyorsa bir şeyler içebilir, dudaklarınızı ıslatabilirsiniz, Eğer sezaryen olacaksanız, hiçbir şey yememeniz ve içmemeniz gerekir! 
İki kasılma arasında rahatlamaya ve gevşemeye çalışın, 
• En rahat edeceğiniz pozisyonda kalmayı deneyin, 
• Düzenli olarak idrar yapmayı (1-2 saatte bir) unutmayın; böylece idrar torbasının doğumu güçleştirmesini önlemiş olursunuz. Yanınızda refakatçiniz varsa, doğum sırasında neler yapabilir? 

Refakatçinin yapabileceği işlemler: 
• Rahimdeki kasılmaların süresini ve sıklığını kaydeder. Elini gebenin karnına koyarak kasılmaların şiddetini ve süresini takip edebilir, 
• Gebeyle konuşarak eleştirmeden, gösterdiği gayreti ve dayanma gücünü överek sürekli güvence verir, 
• Gebenin beline veya karnına hafif şekilde incitmeden masaj yaparak rahatlamayı sağlar, • Kasılmalar arasında gebenin gevşemesi için telkinde bulunur, 
• Gebenin tuvalete çıkmasını hatırlatır ve yardımcı olur, 
• Ağrılar gebenin psikolojik yapısını değiştirebileceğinden, refakatçinin rahatlatma çabalarına karşın gebenin yapabileceği yanlış davranışlardan alınmamak gerekir. 
Gebenin pozisyonunu değiştirmesine yardımcı olur ve onu kesinlikle yalnız bırakmamaya özen gösterir. 

Hastahane Personeli Ne Yapacak? 
Bu dönemde hastahanede iseniz, sağlık personelinin size vereceği hizmet; 
• Sakin, rahat, destekleyici bir ortam yaratır ve kaygılarınızı gidermek için sorularınıza yanıt verir, 
• Bebeğin durumunu takip eder bebek kalp seslerini dinler veya elektronik monitörle izler, 
• Su kesesinin açılıp açılmadığını takip eder, 
 • Nabzınızı ve tansiyonunuzu sürekli takip eder, 
Rahimdeki kasılmaların süresini, şiddetini ve akıntının durumunu değerlendirir, 
• Uygun zamanlarda rahim ağzının açıklığını ve doğumun ilerlemesini denetlemek için aşağıdan muayene yapar, Ağrılar etkin değilse ve çok aralıklı geliyorsa ilerliyorsa, suni sancıyı sağlamak maksadıyla damardan serum takıp ilâç uygulaması yapabilir. 

Geçiş Fazı: 
Ağrı çekme döneminin en yorucu aşamasıdır. Rahim ağzındaki açıklık tamamlanmıştır (10cm). Bebek hızla aşağı doğru hareket eder. Kasılmalar 1-2 dakikada bir gelir ve 1-2 dakika kadar devam eder. Bu faz yaklaşık yarım saat sürer. 
Bu faz yorucu olduğundan gebenin morali bozulabilir ve geçici pişmanlık duygusu bile yaşanabilir. Ağrılardan dolayı bulantı, kusma, titreme görülebilir ve zaman kavramını yitirilebilir. 
Bebeğin başı doğum için tamamen aşağıya indiğinde, anne adayında şiddetli ıkınma hissi gelişir. Ikınma hissi geliştiğinde bunu sağlık personeline bildirmek gerekir. Gerekli vajinal muayeneden sonra ıkınmanın zamanının geldiği saptandığında ıkınmaya başlanır. Ancak ıkınmaya çok erken başlanması halinde rahim ağzının şişmesine ve doğumun gecikmesine neden olacağından dikkatli olunması gerekir. 
Ikınmanın sakıncalı olduğu bu dönemde, ıkınma isteği geldiğinde, anne adayı kendi kendinize ‘ritmik rahatlama hareketmleri yaparak kendini tutar. İki kısa nefes aldıktan sonra uzun uzun bir nefes vermelidir. Ikınma isteği geçince nefesini yavaş yavaş ve rahatça bırakarak sakinleşmelidir. 

Bu Dönemde Neler Hissedilebilir, Neler Dikkati Çekebilir? 
Belde veya kasık bölgesinde güçlü bir bası hissedilebilir. Anne adayı, ortamı çok- soğuk veya çok sıcak bularak üşüyüp titreyebilir veya terleyebilir. Bulantı, kusma ile birlikte bacaklarda ve kalçalarda kramplar oluşabilir. Bu noktada anne adayı çok yorgun, duygusal ve hassastır. 

Siz Neler Yapabilirsiniz? 
• Kendinizi bırakmayın. Bu aşamanın sonunda rahim ağzı iyice açılacak ve sıra ıkınmaya gelecektir. 
• Önünüzdeki zorluğu düşünmek yerine, ne kadar mesafe kaydettiğinizi düşünmeye çalışın. 
Ikınma isteği geldiğinde, hemşire veya doktorunuzun yönlendirmesine göre, derin bir soluk alıp tutarak, aşağı doğru kabız olmuş gibi ıkının. Kasılmanız devam ettiği sürece ıkınmaya devam edin. Kasılma sona erdiğinde ıkınmanızın bir yararı olmayacağı için iki kasılma arasında rahat soluk alıp verin ve gevşeyin. 

Hastahane Personeli Ne Yapacak? 
• Rahatlatıcı destek sağlamayı, 
• Sizin ve bebeğinizin durumunu izlemeyi sürdürür, 
• Kasılmaların süresini, şiddetini ve görülen ilerlemeyi kaydeder. 
• Ikınmanızı yönlendirir. 
• Bebeğin ilerlemesine göre sizi doğum masasına almaya karar verir. 

İkinci Dönem: 
Artık sıra doğum eyleminin en önemli aşamasına gelmiştir. Kısa süre içinde bebek doğacaktır. Anne adayı doğumun ardından büyük bir rahatlama duygusu yaşar. Bu dönemde rahim ağzı tümüyle açılmıştır ve bebeğin doğum kanalından aşağı ve dışarı doğru itilmesi için anne adayının ıkınarak yardımı gerekir. 
Eylemin ikinci dönemi, ilk döneme göre daha kısa sürer. Kasılmalar genellikle geçiş fazındakilerden daha kuvvetli, daha sık ve daha düzenlidir. Bu dönemde anne adayı doğum masasına alınır. 
Bebeklerin çoğunluğu baş gelişi şeklinde doğarlar. Ancak çok az bir kısmı makat gelişi (popo gelişi), omuz veya kol gelişi şeklinde de olabilir. Eğer bebeğin geliş pozisyonuna göre doğum anında zorlanma veya bir risk unsuru oluşabileceği düşünüldüğünde doktor tarafından normal doğumdan vaz geçilip sezaryene karar verebilir. 

Bu Dönemde Neler Hissedilebilir, Neler Dikkati Çekebilir? 
İkinci dönemin en önemli özelliği yoğun bir ıkınma hissinin oluşmasıdır. Anne adayının makatına doğru aşırı bir basınç hissi olur. Kasılmalar karın yüzeyinde belirgin hale gelir, her kasılmada rahim yükselir, bebeğin başı dayandığında kasık bölgesinde karıncalanma, gerilme, yanma veya batma hissi olabilir. Bebek çıktıkça kaygan bir ıslaklık hissedilebilir. Anne adayının en büyük isteği, bebeği görmekten çok bu sıkıntının sona ermesi olabilir; bu doğal ve geçici bir tepkidir ve hiçbir şekilde anne sevgisinin derecesini yansıtmaz. 

Siz Neler Yapabilirsiniz? 
• Tam gücünüzü kullanın. Ne kadar etkili ıkınır ve ne kadar çok enerji harcarsanız, bebeğin doğum kanalında daha hızlı bir şekilde ilerlemesi sağlanmış olacaktır. Hareketlerinizi hemşire ve doktorunuzun yönlendirmesine göre ayarlayın. Düzensiz ve çılgınca ıkınmak ya da hiç ıkınmamak faydadan ziyade kendinize ve bebeğinize zarar getirir. 
• Aksi belirtilmedikçe ihtiyaç duyduğunuzda ıkının. Kasılma geldiğinde derin nefes alın ve tutun. Kasılma en şiddetli hale geldiğinde artık nefesinizi tutamayacak duruma gelene kadar tüm gücünüzle ıkının. Bu dönemde hemşireniz ve doktorunuz size yol gösterecelerinden onları dikkatlice dinlemeye çalışın. 
• Bebeğin başı doğduğunda, sizden artık ıkınmamanız istenecektir. Çünkü bebeğin başı aniden çıkarsa kasık bölgesinde yırtıklar oluşabilir. Gevşeyin, rahatlayın ve kesik kesik nefes alın. • Bu sırada doktorunuz, bebeğinizin daha rahat çıkmasını sağlamak ve doğum kanalında oluşabilecek yırtıkları önlemek için küçük bir müdahale yapması gerekebilir. 

Hastahane Personeli Ne Yapacak ? 
• Artık doğum masasına alınacaksınız. Hemşire veya doktorunuz doğum masasına alınmanıza yardımcı olur, 
• Doğum ilerledikçe size destek verir ve yapmanız gerekenleri söyler, 
• Bebeğin durumunu kontrol eder, 
• Kasık bölgesinin temizliğini yapar ve mikrop öldürücü özel solüsyonlarla bölgeyi temizler, 
Bebeğin doğumunu sağlayıp, göbek bağını keser, 
• Bebeğinizin ilk koruyucu bakımını yapar, (temizlemek, ayak izini almak, giydirmek, bilekliğini takmak, göz damlası damlatmak, bebeği tartmak vb.) 

Sezaryenle (Ameliyatla) Doğum; 
Normal doğumun gerçekleşmeyeceği durumlarda yapıldığı gibi birde anne adayının isteği doğrultusunda sezaryenle doğuma karar verilebilir. Sezaryenle doğumda anne adayının aktif katılımı olmaz. Doğum karından yapılan ameliyatla gerçekleştirilir. Sezaryen yapılacağı önceden bilinebilir ya da doğum sırasında acilen sezaryen gerekebilir. Çoğu sezaryen tam uyutularak yapılmakla birlikte, belden iğne anestezi verilerek anne adayı uyanık fakat ağrı-acı duymadan da yapılabilir. Sezaryene hazırlığında şunlar yapılır; 

• Ameliyat için gerekli izin kağıdı imzalattırılır, 
• Gerekirse anestezi yönünden diğer uzmanların görüşü alınır, 
• Bağırsaklar lavman yapılarak boşaltılır, 
• Kasık bölgesinin temizliği sağlanır, 
• İdrarı boşaltmak için idrar sondası takılır, 
• Damardan serum takılır, 
Kan tetkikleri yapılır, 
• Ameliyat önlüğü giydirilir. 
Anestezi ile uyutulduktan sonra, göbeğin altına dikey veya yatay olarak kesi yapılarak rahim’e ulaşılır ve rahim açılarak bebek çıkarılır. Ameliyata başladıktan yaklaşık 5 dakika sonra bebek doğar. Ancak ameliyatın tamamı 30-40 dakika kadar sürer. Bebeğin gerekli kontrolü hekim tarafından yapılır. Ameliyatın bitimini takiben anne uyandırma odasına alınır ve gerekli gerekli kontrollerden sonra hayati fonksiyonları normal olarak değerlendirildiğinde doğum kliniğine geçirilebilir. 

Üçüncü Dönem: 
Doğumun bu son evresinde bebeğin yaşam desteği olan eş (plesenta)’ in doğumu gerçekleştirilecektir. Bu süre 5-30 dakika kadar sürer. Bu dönemde hissedilmeyen hafif kasılmalar devam eder. Bu kasılmalar eşin rahim duvarından ayrılmasına ve aşağı doğru itilip çıkmasına neden olur. Bebeğin eşi doğduktan sonra doğum kanalının son kontrolü ve gerekli müdahale yapılarak işlem sonlandırılır. Ancak bu dönemde rahimde hafif kasılmalar devam edeceğinden hissedeceğiniz hafif ağrılardan tedirgin olmamanız gerekir. 

Bu Dönemde Neler Hissedilebilir, Neler Dikkati Çekebilir? 
Doğum gerçekleştiğinde yorgunluk, heyecan, bebeği görme merakı, mutlulukla birlikte büyük bir rahatlama hissedeceksiniz. Ancak bebeğin eşinin çıkması için; 

Siz Neler Yapabilirsiniz? 
• Bebeğin eşi doğarken ıkınmanız gerekir, söylenildiği zaman doğumdaki gibi ıkının. 
• Doktor ve hemşirenizin söylediklerini yapmaya çalışın, 
Doğum kanalında yapılacak kontrol ve gerekli onarım için sabırlı olun, 
• Başardığınız işten gurur duyun, gevşeyin ve mutlu olun. 

Hastahane Personeli Ne Yapacak ? 
• Bebeğin eşinin çıkmasına yardımcı olacaklardır. Bunun için hemşire veya doktorunuz karnınıza hafif masaj yapacaktır, 
• “Eş” çıktıktan sonra, eşin sağlam ve bütün olup olmadığını kontrol eder, 
• Rahminizi, rahim ağzını ve doğum kanalını kontrol ederek gerekli müdahaleyi yapar, 
• Vücudun kirlenen kısımlarının temizliğini yapar,
 • Sizi doğum masasından odanıza alır, 
• Bebeğiniz için gereken işlemleri ve kontrolleri yapar, 
• Bebeğinizi emzirebilmeniz için size yardımcı olur.

Facebook Yorumları

En Çok Okunanlar