Doğumun Başlangıç Belirtileri

Son adet tarihinden itibaren, yaklaşık 37 gebelik haftası dolduktan sonra ve 42 nci hafta bitmeden (ortalama 280 gün) sonra, bebeğin ve eşi’nin (plasenta) rahmin dışına atılmasına doğum eylemi denir. Bebek, bu süre içinde rahimde geçirdiği süreyi ve gelişimini tamamlayarak artık dış ortamda yaşayabilecek olgunluğa erişir. Haftalarca süren bekleyişin ardından, sonunda beklenen gün gelir ve bebeğin görülmesine saatler kalır. 
Doğumun her aşamasında neler olup bittiği anne adayı tarafından önceden bilinirse, tedirginlik de azalacaktır. Örneğin gevşeme ve solunum egzersizlerini bilip uygulamak doğum ağrıları ile daha kolay başa çıkmayı sağlar. Burada doğumun başladığının habercisi olan doğumun başlangıç belirtileri ve doğumun nasıl olacağı konusunda bilgiler sunulacaktır. 
Doğum öncesi belirtiler, doğumdan bir saat ya da günlerce önce de görülmeye başlanabilir. 

Hafifleme: 
İlk kez anne olacak kadınlarda doğum eylemi başlamadan birkaç hafta önce bebek başı leğen kemiğine inmeye başlar. Sonraki gebeliklerde bu belirti doğum başlayana dek fark edilmeyebilir. Bebeğin inmesiyle karın daha aşağı iner ve öne doğru çıkar. Bunun sonucunda derin nefes almak daha da kolaylaşır ve annenin gebelik boyunca zorlandığı solunum sıkıntısı ortadan kalmış olur. Bebek başının inmesiyle solunumun rahatlaması yanında, artık mide de daha az sıkışacağı için yemek yemek daha rahat hale gelir. 
Bebeğin başının aşağı inmesiyle birlikte rahatlama belirtilerinin yanında bazı sıkıntılar da görülebilir. Bunlar; 
• Oluşan kramplar, 
Sık idrara çıkma
• Leğen kemiği ve kasıklara olan basının artmasıyla oluşan ağrı ve rahatsızlıklar, 
• Vajinal akıntıda (hazneden gelen) artma, 
• Hareket kısıtlılığı, 
• Bacaklarda şişliğin oluşması. 

Enerji Durumunda Değişiklikler: 
Dokuzuncu ayda bazı anne adayları, kendilerini giderek daha yorgun hissederken, bazıları da doğumdan 24-48 saat önce daha enerjik hissederler. Gebenin bu enerjiyi harcamayıp, doğum anında kullanması daha yararlı olacaktır. 

Nişanenin Gelmesi: 
Gebelik süresince rahim ağzını tıkayan müküslü bir tıkaç vardır. Bebeğin leğen kemiği içinde aşağı doğru ilerlemesiyle bu tıkaç hafif pembe veya kanlı (bu kanın birkaç damladan fazla olmaması gerekir) olarak dışarı atılır. Halk arasında buna “nişane gelmesi” de denir. Bu genellikle doğum ağrıları başlamadan önce ya da doğumun ilk evresinde görülen bir belirtirdir ve genellikle nişanenin atılmasından 24-48 saat sonra doğum eylemi gerçekleşir. 

Rahim Ağzındaki Değişiklikler: 
Rahim normalde yoğun bir kas demetiyle kaplıdır. Bu kaslar doğumda kasılarak rahim ağzını yukarı doğru çeker. Böylece rahim ağzı iyice incelir ve bebek başının baskısıyla da genişliği, artarak bebeğin çıkması için uygun hale gelir. 
Rahim ağzında meydana gelen bu incelme ve açıklığı ancak doktor veya ebe/ hemşire değerlendirebilir. İncelme % (yüzde) olarak, açıklık ise santimetre olarak ifade edilir. 
Sağlık personelinin uygun zamanlarda rahim ağzını elle muayene etmesi bu silinme ve açıklığın ilerlemesini takip etme bakımından önemlidir. Silinmenin %100, açıklığın da 10 cm kadar olması artık doğumun olacağını gösterir. Sağlık personeli, rahim ağzını muayene ettikten sonra, silinme ve açıklığın ölçüleri hakkında anne adayına bilgi verebilir. Her muayenede bu değerlerin artması durumun iyi gittiğini, doğumun iyice yaklaştığını gösterir. 

Su Gelmesi: 
Bebeğin çevresindeki su kesesi, doğumdan önce birden yırtılıp, içerdeki suyun (bu sıvıya amnion sıvısı denir) bir kısmı boşalabilir. Bebeğin başı doğum yoluna girmişse, anne yatar durumda değilse yol kapandığı için gelen su miktarı çok olmaz. Gelen sıvının idrar mı, yoksa amnion sıvısı mı olup olmadığı koklayarak anlaşılabilir. Eğer ıslaklık ağır bir koku değilde daha hoş bir koku ise su kesesinin sıvısı olabilir. Ayrıca soluk, saman renkli amnion sıvısı hala sızıntı şeklinde geliyor olabilir. Bu sızıntının miktarı pozisyonla değişebilir. Yatarken arttığı halde otururken ya da ayaktayken kesilebilir. 
Amnion sıvısının yeşilimsi-kahverengi şeklinde gelmesi durumunda, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Çünkü bu durumda amnion sıvısına büyük olasılıkla bebeğin dışkısı (mekonyum) bulaşmıştır. Normalde bebek dışkısını doğduktan sonra yapar. Ancak bazeıi özellikle bebek rahimde sıkıntıdaysa ve genellikle doğumu gecikmişse, doğumdan önce de dışkısını yapmış olabilir. Bu durum görüldüğünde hemen sağlık . merkezine başvurmak, bebeğin sağlığı açısından oldukça önemlidir. 
Suyun gelmesinden 12-24 saat sonra doğum eyleminin başlaması beklenir. Bu sürenin uzaması bebeğin mikrop kapma riskini artırır. Bu nedenle suyun geldiği hissedildiği an hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. 

Ağrılar: 
Doğum ağrıları şiddetli bir bel ya da kasık ağrısı gibi ya da adet ağrıları gibi başlayabilir. Bu ağrıları genel özelliklerine göre, “yalancı doğum ağrıları” ya da “gerçek doğum ağrıları” olarak ikiye ayrılır.

Yalancı Doğum Ağrısı: 
Gebelik süresince rahim hafif hafif kasılır. Son haftalarda ise bu ağrılar artıp şiddetlenerek size doğumun başladığını düşündürebilir. Eğer aşağıdaki belirtiler varsa, büyük olasılıkla gerçek doğum henüz başlamamıştır. 

• Kasılmalar düzenli değilse, sıklığı ve şiddeti artmıyorsa, 
• Ağrı sırt yerine karındaysa, 
• Yürümekle ya da duruşunuzu değiştirmekle kasılmalar geçiyor yada şiddeti etkilenmiyorsa, 
• Ağrı aralan, süre ve şiddeti değişmiyorsa hissettiğiniz ağrılar yalancı doğum ağrılarıdır. 

Gerçek Doğum Ağrısı: 
• Ağrılar düzenli aralıklarla geliyorsa, 
• Kasılmalar hareketle artıyor, duruş değiştirmekle azalmıyorsa, 
• Ağrı belden başlayıp giderek karına yayılıyorsa, 
• Kasılmalar giderek daha sık ve ağrılı hale geliyorsa, 
Su kesesi yırtılırsa (Siz bunu suyunuzun gelmesinden anlarsınız) hissettikleriniz büyük olasılıkla gerçek doğum ağrılarıdır.

Facebook Yorumları

En Çok Okunanlar